9 Haziran 2012 Cumartesi

Büyümeyi Hiç Sevmiyorum ...


Amerika nın Irak’a girdiği gün geldi birden aklıma…
Saddam’ın veya dublörünün açıklamarıyla uyanmıştım yeni güne … Televizyonda direneceğini, sonuna kadar savaşacağını söylüyordu …

Her zaman olduğu gibi Babaannem kahvaltımı ve okul kıyafetlerimi hazırlamıştı…

Memur bir ailenin çocuğu değildim ki , sabah bütün aileyle kahvaltı edip sonra okula gideyim… 
Galiba bu yüzden alışık değilim ailemle yemek yemeye…

Her neyse işte , o günlerde babaannem rahatsızlandı. Fazla yaşamaz artık deniliyordu ev içerisinde. -Ki doktorlar da öyle söylüyordu… 
O yaşta kaldıramam diye düşünüyordum…

Sabah akşam yanımda olan , her sabah kahvaltını hazırlayan , okul çıkışı pencereden yolumu gözleyen , çok sevdiğin birisi olmayacaktı artık…

O küçük beynimle dua etmiştim Allah’a … Demiştim ki ;

ÇOK GEÇ OLMADI MI BE ?


Babamın beni evden  ilk defa kovduğu, 
"siktir git amına kodumun çocuğu "  dediği günü hatırladım birden ... 
İlk ve son olan , hayatımdaki en önemli dönüm noktalarından birisi olan o günü ...
Ve geçmişime doğru yolculuğa çıkardı sabahın 6 sında ...


O televizyon dizilerden aşina olduğumuz karne hediyelerini hiçbir zaman alamayanlardandım işte bende ...
Geçen günlerde eski karnelerimi buldum evin en sikindirik köşelerinin birinde... 

Hep başarılı birisiymişim lan ben ilkokulda... 
Hangi çocuk 4.98 ortalamayla bitirmiştir ki ilkokulu !!!

Okullar arası bilgi yarışmalarında il derecesi yaptığı için milli eğitimden teşekkür belgesi gönderilen bir maldım işte kısacası ... Ve hayatta hiç bir sikime yaramadı o belge



Her neyse işte dediğim gibi hiçbir zaman takdir edilemedim hayatta , yaptığım bir işin karşılığını hiçbir zaman alamayan birisiydim işte dostum.

Yeni ergenliğe adım atmış birisi olarak isyankar ve bunalımlı birisiydim.
Platonik aşklara yelken açmış o liseli vardı ya , o işte ...

Lise 1 bitmiş her iki dönemde eve takdir belgesi götürmüşüm ... 
Tabi laptop ve ayfonum hazır ya evde !!!
Bok var  ya evde koşa koşa sevinçle gidiyorsun  ...

Belki de o günden beri eve hiçbir karnemi götürmedim


8 Haziran 2012 Cuma

Eskilerden ...

Hani insanın içinden bir şeyler yazmak gelir ya, tam da öyle bir günün ertesindeyim işte...

Ama nerden başlayacağını bilememek ve ne yazacağını bilmemek kötü bir şey...
Tıpkı kafayı bulduktan 1 gün sonra çekilen bir baş ağrısı gibi...


Hee, hazır kafayı bulmak demişken, yine alkolün vermiş olduğu baş ağrısıyla yazıyorum her şeyi...
Her şeyi dedim ama aslında anlatacak hiç bir şeyim de yok...
Ne aşk yüzünden şair olmuş birisiyim ne de öss mağduru bir gencim.
Kendi çapında bir şeyler zırvalamak için uğraşan sıradan bir vatandaş...


İnsan özgürlüğünü kaybedince esir, parasını kaybedince fakir, aşkını da kaybedince facebook ta şair olur ya hani ben neyimi kaybettim de böyle oldum bilmiyorum...

Ahh bu baş ağrısı da olmasa alkol almak ne kadar güzel bir şey...
Tüm dünya ile alakanı kesiyorsun, dünya senin etrafında dönüyor resmen...

Peki gelelim esas soruya...

Sitemizi Sosyal Medyada Paylaşın

+TwitSlide
Recommended Post Slide Out For Blogger